Makale · Miras hukuku
Mirasın reddi: üç aylık süre ve dikkat edilecekler
Mirasbırakanın borçları malvarlığını aşıyorsa mirasçılar mirası reddedebilir. Ret süresi, sürenin başlangıcı ve reddi engelleyen davranışlar.
- Tarih
- Okuma süresi
- 2 dakika
- Yazan
- Yaylalı Okaner Hukuk Bürosu

Kısaca
- Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir (TMK m. 605).
- Ret süresi üç aydır; yasal mirasçılar için kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar (TMK m. 606).
- Ret, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
- Tereke işlerine karışan ya da tereke mallarını gizleyen mirasçı mirası reddedemez (TMK m. 610).
Mirası neden reddederiz?
Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle terekeyi bir bütün olarak, yani alacaklarıyla birlikte borçlarıyla da kazanır. Mirasbırakanın borçları malvarlığından fazlaysa mirasçılar bu borçlardan kişisel olarak da sorumlu hâle gelebilir. Mirasın reddi, bu sonucun önüne geçmenin kanuni yoludur.
Ret, mirasın tamamı için yapılır; bazı malları alıp bazılarını reddetmek mümkün değildir. Ret beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Üç aylık süre ne zaman başlar?
Türk Medeni Kanunu’nun 606. maddesine göre ret süresi üç aydır. Sürenin başlangıcı mirasçının durumuna göre değişir:
- Yasal mirasçılar için: mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarih. Mirasçılıklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edenler için bu öğrenme tarihi.
- Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için: mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarih.
Ret nasıl yapılır?
Ret, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Mahkeme beyanı bir tutanağa geçirir ve kayda alır. Ret beyanını içeren karar, mirasçıların ileride alacaklılara karşı başvurabileceği temel belgedir.
Önemli sebepler varsa sulh mahkemesi ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre verebilir (TMK m. 615). Bu imkâna güvenmek yerine, şüphe varsa süre içinde harekete geçmek daha güvenli bir yoldur.
Reddi engelleyen davranışlar
Süresi içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız ve şartsız kazanmış olur. Ayrıca kanuna göre şu davranışlarda bulunan mirasçı, süre dolmamış olsa bile mirası reddedemez:
- Mirasçılık sıfatıyla tereke işlerine karışmak
- Terekenin olağan yönetimi dışında kalan işlemler yapmak (örneğin tereke mallarını satmak)
- Tereke mallarını gizlemek ya da kendine mal etmek
Reddin sonuçları
Yasal mirasçılardan birinin reddettiği pay, o mirasçı mirasbırakandan önce ölmüş gibi hak sahiplerine geçer (TMK m. 611). Bu, örneğin mirası reddeden bir çocuğun payının kendi çocuklarına geçebileceği anlamına gelir; bu kişilerin de durumu ayrıca değerlendirmesi gerekir.
En yakın yasal mirasçıların hepsi mirası reddederse tereke, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiyeden sonra artan bir değer olursa, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.
Ölüm tarihinde mirasbırakanın borç ödemeden acizliği açıkça belli ya da resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Uygulamada bu durumun mahkemece tespiti istenir.
İlgili mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 605–618)